Nejat en küçüğümüz, en kıymetlimiz, en huzursuzumuz, en sevgilimizdi – BÜ’lü Arkadaşları

Nejat’la 2006 da Diyarbakır serhildanına destek vermek için çıktığımız ve mağduriyetlerimiz ortaktır diyerek devam ettiğimiz yolculuğumuzda bir dönüm noktasına geldik.

Nejat Kobanê’de şehit oldu.

Nejat 8 yıllık yolumuzda birlikte mücadelesini verdiğimiz onca şeyi en çok gerçekleştirmiş olan Rojava’yı savunmak için şehit düştü.

Nejat en küçüğümüz, en kıymetlimiz, en huzursuzumuz, en sevgilimizdi.

Nejat asla bir Boğaziçili olmadı. Nejat asla örgütlerde öğretilen türden bir devrimci olmadı. Nejat asla sadece bir dost, sadece bir oğul, sadece bir yoldaş olmadı. Ama iyi bir komünist, iyi bir savaşçı oldu.

Nejat devrime inandı. Kendi deyimiyle sıradan bir insan olarak sıradan bir seçim yaptı ve dünyayı büyüledi.

Nejat dünyada olduğu gibi bizim hayatımızda da bir büyücüydü.

Herkes gibi o da hakikati arardı. Herkesten farklı olarak bulduğu hakikati bizle paylaştı, tartıştı, bizi de hırpaladı.

Nejat’ı bizden Kobanê devrimine sahip çıkması, o uğurda YPG saflarında savaşması almadı. Nejat’ı bizden IŞİD aldı, IŞİD’i destekleyen, hayallere, yaşama, çocuk olmaya, dost olmaya düşman devlet, hükümet, emperyalizm, kapitalizm aldı.

Nejat kahraman olmak istemezdi. Uğruna methiyeler, şarkılar düzülmesini istemezdi. Nejat kamusal bir figür olmak istemezdi. Ama ölümünden çıkarılacak mesajı herkesin tepe tepe kullanmasını istedi. Nejat bizim kıymetlimizdi, sizin ilhamınız olsun. Şimdi Nejat bir toplu mezarda, bir kimsesizler mezarında yatıyor.

Bizi sıkışık trafik, kasvetli gündelik hayat koşuşturmacası, rekabetçi berbat dünya, korkunç iç hesaplaşmalar ve dev bir vicdan azabıyla öylece bıraktı. O kendi hayatını başyapıt bir roman gibi yaşadı. Şimdi kendi seçtiği yoluyla ve arsız espri anlayışıyla beynimize, kalbimize kazındı.

O kafası karışık, gözleri çipilli, gündüz mahmur, gece uyanık, eylemde lider, gündelik hayatta biraz üşengeç, onun çok sevdiği deyimiyle ‘bildiğimiz yediğimiz’ Necomuzdu ve hep öyle kalacak.

O kendi seçtiği yolda Paramaz Kızılbaş oldu ve bizi büyüledi.

Biz de sıradan insanlar olarak, sıradan insanları büyülemenin peşine düşeceğiz, Paramaz’ın büyüsünü sürdüreceğiz.

(Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan anmada BÜ’den arkadaşları olarak okuduğumuz metin)

one cıkanlar